Meslek Hastalıkları

“Sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal özürlülük halleridir”

şeklinde tanımlanmış olan meslek hastalıklarının günümüzde ve gelecekte tüm toplumlarda maddi ve manevi olarak büyük yük oluşturacağı tahmin edilmektedir.

Ülkemizde Meslek Hastalıkları hakkındaki yazısı ile Doç. Dr. İnci Hot’u rahmetle anıyor, Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıp Tarihi ve Etik Anabilim Dalından Doç. Dr. Elif Vatanoğlu Lutz’a teşekkürlerimizi sunuyoruz.

1867 yılında sadece Zonguldak Kömür Madeni için çıkarılan Dilaver Paşa Nizamnamesi, iş yaşamını düzenleyen işçi hukukuna ilişkin ilk yönetmeliktir.

Zonguldak kömür havzasında kömür üretimine başlanılan 1848 yılından itibaren ilk hukuksal düzenlemeye kadar isçi ve işveren ilişkileri örf, adetlerle idare edilmiştir. İşçi sağlığı ve iş güvenliği açısından işçi haklarının korunmasında son derece yetersiz olan Dilaver Paşa Nizamnamesi ile diğer talimatnameler 1921 tarih ve 151 sayılı Havza-i Fahmiyye Amele Kanunu’na kadar yürürlükte kalmıştır.

Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk iş yasası niteliğindeki 151 sayılı yasa, aynı zamanda maden işletmecilerine; “Hastalanan ve kaza geçiren işçisini parasız tedavi etme ve bunu sağlanmak için maden civarında hastane, eczane ve tıbbi görevli bulundurma zorunluluğu” getirmiştir.

İşletmecilerin bu zorunluluğu Birlik tarafından kontrol edilirken, yine buna bağlı olarak sağlık kuruluşlarının yapımına başlanmıştır.16 Kasım 1932 tarihinde merkezdeki dispanserde, ilk kez Amelebirliği Polikliniği açılmıştır. 1933 yılında Amelebirliği Kozlu, Kilimli, Kandilli ve merkez dispanserleri oluşturulmuştur. Amelebirliği ve Sandık, Havza’ya özgü tek sosyal güvenlik kuruluşu olarak görevlerini yürütürken, 1936 yılında ‘Havza Sağlık Teşkilatı’ kurulmuştur.Ardından 60 yataklı modern Amelebirliği Hastanesi hizmete açılmıştır. Zonguldak’da bulunan Amelebirliği Hastanesi projesi 1934 yılında hazırlanmış ve hastane 1936 yılında törenle hizmete girmiştir. 87 yataklı olarak kurulan hastane 1939 yılında yatak kapasitesini 150’ye çıkarılarak eksiklikleri tamamlamıştır. Salgın hastalıklara karşı mücadele de bu dönemde Amelebirliği Hastaneleri ve dispanserlerinin olağan üstü çabalarıyla yapılmıştır. Sonraki yıllarda kat ilave edilmesiyle yatak sayısı 214’e çıkmıştır.Ereğli Kömür Havzası Maden Ocaklarında Çalışan İşçilerin Sıhhi İhtiyaçlarının Teminine Dair Tüzüğe göre; yapılacak sağlık harcamalarının yüzde 20’sinin Amelebirliği İhtiyat ve Teavün Sandığı tarafından karşılanması koşuluyla mevcut sağlık kuruluşları Eylül 1942’den itibaren EKİ yönetimine bırakılmıştır.1953 yılında hastanenin yakınındaki üç katlı bina satın alınarak 40 yataklı müstakil bir pavyon ilave edilmiştir. Yatak sayısı 254’e ulaşmıştır.EKİ’ ye devredilen hastaneler ile dispanserler 1974 yılında SSK Zonguldak Hastanesi hizmete girinceye kadar Amelebirliği ve EKİ birlikteliğiyle varlıklarını sürdürmüştür. Daha sonra da bu sağlık kuruluşları EKİ tarafından 1977 yılında Sosyal Sigortalar Kurumu’na devredilmiştir. 1990 yılında Sosyal Sigortalar Kurumu’nca Zonguldak-Bartın-Karabük sigortalılarının maden tozuna bağlı meslek hastalıkları yönünden değerlendirilme yetkisi de hastaneye verilmiştir.Umumi Hıfzıssıhha Kanunu 1930 yılında yayınlanarak çalışma hayatına güvenlik ve sağlık ile ilgili düzenlemeler getirmiştir. 1945 yılında Sosyal Sigortalar Kurumu iş kazaları ve meslek hastalığı primi toplayarak sosyal güvenlik ihtiyacını karşılamıştır. Kurumun aynı yıllardaki meslek hastalıkları ile ilgili var olan bilgi eksiği ve bu alandaki işlevlerini yerine getirirken diğer devlet hastanelerinden yararlanamaması nedeniyle SSK ilk hastanesini İstanbul Nişantaşı Meslek Hastalıkları Hastanesi olarak kurmuştur.Ülkemizde 1949 yılında ilk meslek hastalıkları hastanesi ve daha sonra da Nişantaşı Doğumevi olarak kullanılan bina 100 yataklı olarak Nişantaşı’nda kurulmuştur. Burada iş kazası, meslek hastalığı analık ve ihtiyarlık uygulaması başlamıştır. Bu yıllarda meslek hastalıkları kavramı içersinde yer alan onlarca hastalıktan sadece pnömokonyoz teşhis edilebilmiştir ve daha çok toz hastalıklarını değerlendiren bir hizmet verilmiştir.

1970’li yıllarda SSK tarafından görevlendirilen ve meslek hastalığı alanında inceleme yapan hekimler ülkemizde meslek hastalıkları sorununa dikkat çekerek bu konuda özelleşmiş hastaneler kurulması gereğini bildirmişlerdir.1976 yılında aynı anda hem İstanbul hem de Ankara’da meslek hastalıkları hastaneleri hizmete açılmıştır. Bu hastanelerin açılmasıyla Nişantaşı’ndaki hastane meslek hastalıklarına bakma görevini bırakmıştır. Ankara Meslek Hastalıkları Hastanesi Ankara SSK Ulus Hastanesi bünyesinde kurulmuştur.1979-1985 yılları arasında Konur Sokak’ta, 1985-2001 yılları arasında İstanbul yolunda Çalışma Bakanlığı İSGÜM binasında hizmet vermiştir. 2001’de Keçiören’de bulunan şimdiki hizmet verdiği binaya taşınmıştır.İstanbul Kartal’da açılan Meslek Hastalıkları ve Mesleki Rehebilitasyon Merkezi 1992 yılında Süreyyapaşa’daki binaya taşınmıştır. Ankara ve İstanbul’da açılan bu iki hastanenin kurulmasıyla birlikte tespit edilen hastalık sayısında ve çeşidinde önemli bir artış görülmüştür.

Kuruluşlarından 2005 tarihine kadar Çalışma Bakanlığı’nın SSK bünyesinde hizmet veren bu hastaneler 19 Şubat 2005’te Sağlık Bakanlığı’na devrolunmuştur. Zonguldak’ta bulunan Hastane 142, Ankara Meslek Hastalıkları Hastanesi 104, İstanbul Meslek Hastalıkları Hastanesi 52 yataklıdır. Mevcut hastanelerin hizmetleri arasında; İşe giriş muayenesi, ağır ve tehlikeli işlerde çalışan işçi gruplarının iş yasası gereği işveren tarafından yaptırılması gereken periyodik muayenelerinin gerçekleştirilebilmesi, şüpheli vakalarda bu hastanelere mahkemeler, sigorta müdürlükleri ve hastanelerden sevk edilmiş hastaların meslek hastalığı yönünden araştırılması, meslek hastalığı tanısı konmuş vakalarda şahsın hastalığına göre çalıştığı iş yerinde ona uygun olan bölümlerde çalışması için heyet kararı oluşturulması, bireysel şikayetler nedeniyle muayene yapılması yer almaktadır.Meslek hastalıklarında tıbbi tanı koymaya yetkili hastane sayıları artırılarak ülke çapında meslek hastalıkları tanısında beklenen artışa katkı sağlanması amaçlanmıştır. Ülkemizdeki üç meslek hastalıkları hastanesinin (Ankara, İstanbul ve Zonguldak) yanı sıra 2008 yılından bu yana devlet üniversiteleri hastaneleri ile 2011 yılından itibaren Sağlık Bakanlığı Eğitim ve Araştırma Hastaneleri, sigortalının çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranlarının tespitinde esas alınacak sağlık kurulu raporlarını düzenlemek üzere yetkilendirilmişlerdir.Hastanelerin kurulmasıyla tespit edilen meslek hastalığı sayısında ve çeşitliliğinde artış yaşanması yanında Meslek Hastalıkları Hastaneleri ülkemizde bir takım ilklere imza atmıştır. İlk iş psikolojisi laboratuvarı, toksikoloji laboratuvarı, iş hijyeni laboratuvarı, gelişkin solunum fonksiyon laboratuvarına sahip olan hastaneler olmuşlardır.

1976 yılında İstanbul Meslek Hastalıkları Kliniği’nin kurulması ile “Meslek Hastalığı” olgusu ilk kez gündeme gelmiştir. Meslek Hastalıkları Hastanelerinin kuruluşu ancak 1980 yılında mümkün olmuştur. Ankara’da 100 yataklı ve İstanbul Kartal’da 300 yataklı Meslek Hastalıkları ve Mesleki Rehabilitasyon Merkezi kurulmuştur. Kartal Meslek Hastalıkları Hastanesi 1992 yılının Ocak ayında bugünkü binasına taşınmıştır. İstanbul Meslek Hastalıkları Hastanesi, çalışanların işyerinde çalışma şartlarına bağlı olarak oluşan bedensel ve ruhsal problemlerin tespit ve tedavisi amacıyla kurulmuştur. Şu anda da sağlıklı üretimin sağlanması için çalışanların işlerini yaparken de sağlık düzeylerini korumaları hatta geliştirmeleri için çaba harcanmaktadır. Hastane bünyesinde; meslek poliklinikleri, nöroloji, göz, göğüs hastalıkları, ortopedi, kulak-burun-boğaz, dahiliye, çocuk, cildiye, genel cerrahi, enfeksiyon hastalıkları, diş ve psikiyatri polikliniği hizmet vermektedir. Ayrıca yataklı tedavi hizmetleri, periyodik muayene, işyeri ortam ölçümü ve mobil sağlık hizmet birimi de İstanbul Meslek Hastalıkları Hastanesi bünyesinde hizmet sunmaktadır.